Çokomel

  • Çocukluğumuzda çokomel diye birşey vardı (hoş hala var ya). Bu çokomel içi muzlu çilekli falan bir hedeyle dolu olan çikolata kaplı puf gibi birşeydi. Çokomel yendikten sonra kağıdı itinayla düzeltilir ve defter aralarında saklanırdı. Bu kağıtlar zaman zaman tekrar düzeltilir, üzerlerinde kalmış bulunan çikolata kokusu içe çekilir, mutlu olunurdu.
    YaKko
  • O kağıtları ufak ufak kırpar yılbaşına konfeti yapardım. Bir de tırnakla uzun uzun düzeltip iç gıcıklayanlar da vardır. Ama tırnakta pis bir siyahlık meydana geliyor, açmaz o yüzden beni.
    htwww
  • önce küçük küçük parçalar halinde üstündeki çikolatası yenir, sonra o çilekli vesaireli kısmı yenir, kalır bitek bisküvi. en zor olan bu bisküvinin alt kısmındaki çikolatayı sıyırabilmektir. (bisküvi bu şekildemi yazılıyo acaba?)
    tandy_let_run
  • Ben bu çokomelleri üzerinde as-iz yazan asker şapkalarına (hani şu kask şeklinde olan şapkalar var ya) benzetirdim. Ne zaman bir asker görsem çokomel kafaya bak derdim de bitek kardeşim anlardı ne demek istediğimi. Bikezde bunları rüyamda görmüştüm, heryer çokomeldi. Ben onların üzerine atlıyordum ancak bunlar aslında denizin üzerinde yüzüyorlarmış. Ben tabi atlamamla suyun içine düşüp batmaya başlıyorum. Son anda kafayı çalıştırıp bikaç tanesini avuçluyorum. Bunlar sudan hafif olduğu için simit gibi kullanıyorum. Hayatımı çokomeller kurtarıyo. Ama şimdi şimdi anlıyorum ki atlamamın nedeni de onlardı. Neyse çok karışık bir mesele bu, kurcalamamak lazım. Belki hatırlarsınız bunların bir de hindistan cevizlisi ve fare bokuna benzeyen pembe renkli şeker kırıntılarıyla kaplanmış olanları vardı. Onlar hiçbir zaman aynı etkiyi yaratmamıştır bende. Zaten pembe olanın üzerindeki şekerleri ben uzun süre fare pisliği sandım belki de ondan kanım kaynamadı bu alt türe bitürlü. Bazı hainler ise çokomelin içindeki beyaz şeyin bulaşık süngeri olduğuna inandırmak istemişti beni. İnanır gibi oldum ama sonra takmadım fazla. Ben sözü daha fazla uzatmak istemiyorum ama üzerine kitap yazılacak bir tasarımdı çokomel.
    enşaşkın
  • aynı şekil bi de orda burda kaldırımlara araba çıkmasın diye konmuş kubbemsi taşlar var. aha onnara "çokomel" denir.
    WeaponX
  • Çokomelin ilk ambalajı folyo kağıdı değildi ve tek tek satılmazdı. Üçü bir arada satılırdı ve sağından solundan katlanmış kahverengi bir kartonun içinde saydam jelatine sarılmış şekildeydi. Hem ambalajı hem de ürünün kalitesi çok çok kötüydü ama ben onları dünyanın en lezzetli yiyecekleriymiş gibi yerdim.
    Rudi!
  • Yıllar evvel yazlıkta bir akşam öğrendiğim şömine'de marshmellow olayının ne olduğunu anlamamıştım, sonradan öğrendim ki marsmellow denen olay aslında çokomelin iç kısmıymış.
    WeaponX
  • ben ilkokuldayken okul müdürü okulun karşısındaki bakkala gitmemizi yasaklamıştı, ama daha sonra o bakkalı kendisi işletmeye başladı ve teneffüste bakkala gitmek serbest olmuştu. hatta bi gün ister inanın ister inanmayın sabahki konuşmasını yaparken "çocuklar çokomelleri okulun karşısındaki bakkaldan alırsanız 4 tanesinin ambalajıyla çekilişe katılabilirsiniz. kantindekilerle katılamazsınız." demişti çünkü okuldaki çokomeller eski ambalajlıydı. selam yüzünün yarısı lekeli, ege bölgesinde bi tatil yöresinin yazlık sinema işletmecisi, eski müdürü.
    okanomy