zuxxi.com//sinema|geyiks

Bono

Kara Şimşek

Arabanın adı, yani Kitt, şu ibarenin kısaltılmışıydı: Knight Industries Two Thousand. Yani 2000 yılında böyle arabalar ortalıkta fink atacak idi. Haaadi lennnn.

Mavi Ay

O araba Mercedes değil BMW idi. Bölümlerin birinde David Maddie’ye çok sinirlenip (Kendisinden hamile kaldığı halde "düşünmem lazım" diye aniden çekip Chicago’ya gittiği için.) o arabayı bir otoparkta kasıtlı olarak sağa sola çarpmak suretiyle paramparça etmişti. Afferim David.

Mavi Ay

Şincik ben bu dizinin son bölümünü 2 hafta önce tekrar izledim (Amarikanya’da yayınlandı). Anlatayım neler olduğunu: Hani Hörbırt Viyola’nın (ki kendisinden nefret etmişimdir pis şişko) başdüşmanı Makgilikadi vardı ya, bölümün başında Viyola’ya "Artık barışalım, kalp hastasıymışım, yeni öğrendim, her an ölebilirim." falan ayağı çekiyor. Viyola da acıyıp utanıp barışıyor. Sonra bölüm sonunda David’le Maddie ofise bi geliyorlar, Makgilikadi ölmüş yerde yatıyo, film seti kılıklı adamlar da bütün eşyaları dışarı çıkarıyorlar. "Anaaa, noluyo" falan diyolar, adamlardan biri "Sizin dizi yayından kaldırılıyo, Makgilikadi de karakterlerden biriydi, dizi bitince karakter ortadan kalktı." falan diyor. Bunnar da sinirlenip yönetmenin yanına gidiyo. Yönetmen bunlara dizinin niye artık popüler olmadığını anlatıyo. Baş neden de seyircilerin Maddie ve David karakterlerini tekrar beraber görmek istemesi. Bunu duyunca bir kiliseye koşuyorlar, pedere "Hemen bizi evlendir." diyorlar. Peder evliliğin ne kadar ciddi bi kurum olduğundan ve onları böyle zırtapoz bir nedenden dolayı evlendiremeyeceğinden bahsediyor. Bunlar da umutsuzca dışarı çıkıp "Eee, buraya kadarmış." diyolar, dizi bitiyor. Yazıda da "Bu dizi şu şu kanalın şu şu yayın dönemlerinde yayınlanmıştır, artık bitmiştir, kalkınız gidiniz vb." şeyler yazdı sanırım.

Zenginler de Ağlar

Bu dizide Marianna'nın kocası Luiz Alberto diye tırt bi herif vardı. Neyse, diiceem şey o diil. Bu dizi zamanında benim aklımdan silinmeyen bi olay geçmişti başımdan. Kuafördeki bi kadın "Saçlarımı Marianna gibi yap." diye tutturmuştu, kuaför beceremeyince çıngar çıkarmıştı. Marianna'nın saç modelini hatırlar mısınız bilmem; bööle yanlar ve arkalar içine kıvrılmış, rezalet bi saçtı. Bu kadın o kuaföre şükretmeli. Ne olaylar yaa...

He-Man

He-Man’in orijinal çizgi filmde nasıl bağırdığını merak edenlere: “In the power of the Grey Skull! I have the power!”

Tsubasa

Bunlar bi şut çekti mi top yarım saat havada döner, aldığı inanılmaz (!) hızdan dolayı yuvarlak diil, elips şeklinde uçardı... Hay Allaam yaa..

Çiçek Kız

Hemen düzeltelim. O memelerin, popoların göründüğü dizi Georgia adlı, Şeker Kız özentisi başka bir Japon çizgi dizisiydi. Üstelik Georgia’nın yanına anadan üryan uzandığı kişi kendisinin üvey ağabeyi Anthony’dir. Aynı Georgia erkek kılığında bir gemiye Miço olarak girmiş, birgün bir kaza sonucu gömleği yırtılınca o memeler tekrar ortaya serilmiş, gemideki diğer miçoların şaşkın gözleri bayram etmiştir. Avusturalya’da geçtiği için bir de Koala’sı vardı bu sapık kızın. Saygılar.

Değerli

Bilmem hatırlar mısınız, sanırım yine Uykudan Önce kuşağında Değerli diye bir çizgi film vardı. Bu bir köpek ismiydi. Değerli’nin sahibi yaşlı bir hanım teyzeydi, mizacen Tweety’nin sahibi yaşlı teyzeye benzerdi. Bu Değerli ne yapardı, ne tip maceralara koşardı hatırlamıyorum ama en önemli özelliği gülüşü idi. ”Pııkhh hıııkhh hııkhh!…” diye suratında hınzır bir ifadeyle gülerdi. Işte bu kadar.

Uçan Kaz

Uçan kazın adı Morton’du. Sürünün geri kalanı ördekti ama Morton uçabilen bir kaz idi. O köstebek, Neils’in ve Morton’un adını çok komik söylerdi bastıra bastıra. “Neiiillss! Morrrton!” (sesinizi incelterek okuyunuz.) Arkadaşlardan birini bi şekilde mort edince “Nihooyyt, naber Morrrton!” der idik.

Heidi

Ben en çok taze fırından çıkarıp yedikleri, üzerinde 3 çizgi olan ekmekleri severdim. Heidi’nin dedesi de yaman bi adamdı, Heidi’yi okula göndermek istememişti. Hiç okula gitmemiş ve fakat hayat hakkında engin bilgilere sahip bir adamdı. Çoban Peter ise onun izinden ilerlemekteydi. Heidi dombikti, onun dombik yanaklarından sıkmak istemişimdir hep.

Remington Steele

Mavi Ay var da Remington Steele niye yok? Taş gibi Pierce Brosnan ile Stephanie Zimbalist’in oynadığı bu dizi ilk olarak TRT3’te “Dedektiflik Bürosu”, daha sonra Show TV’de “Muhteşem ikili” gibi son derece dandik uydurma isimlerle oynamıştı. Dizinin her bölümü inanılmaz dolu geçerdi. Pierce Brosnan’a James Bond tacını giydiren bu süper dizidir işte. Hastaydım ona, hala hastayım. Neyse, konumuz şöyle idi: Laura Holt adlı bayan bir dedektiflik bürosu kurar, fakat bağnaz insanlar tek bir bayanın bu işi yürütemeyeceğine inanıp kendisine iş vermeyince Remington Steele diye uydurma bir karakter yaratır. Başa da kimliğini son derece gizli tutan, geçmişi bir sır olan tanımadığı bir adamı (Brosnan) kukla olarak koyar. Zaman içinde Remington Steele hem Laura’dan dedektiflik işinin püf noktalarını öğrenir, hem de kendisini çıtırdan yer. Bizler de “kim bu Remington, gerçek kimliği ney?” diye merak ederiz. Bi de sekreter Mildırıt vardır, emektar. Dizinin son bölümleri Remington Steele’in gerçek kimliğini aramak amacıyla Irlanda’da çekilmişti. Sonunda Laura ile Remington evlenmiş, bu sayede Remington Amerikan vatandaşı olmuştu. Bi de önemli bir ayrıntı: Steele olayları hep eski filmler aracılığıyla çözerdi: - Sizce katil kim Bay Steele? - Paramount Pictures, 1960, Gene Kelly-Audrey Hepburn... Yani katil uşak. - Hö?

Gece Cimnastiği

Bu Yasemin abla bir gece Cem Özer’in şovuna çıkmıştı. Adam "aerobik diil o, sex şov" falan diye sıkıştırınca Yasemin ağlamaya başlamıştı. Ve o andan itibaren programın sonuna kadar, ve hatta bittikten sonra sahne arkasında ağlamaya devam etti. Öbür konuklar başta moral verdi, sonra normal normal sohbet etti bu ağlarken. Hiç böyle birşey görmemiştim, şaşkınım hala.

Çalıkuşu

Öğretmenlik yapıyodu galiba Çalıkuşu. Gittiği okulların birinde başvuru sırasında başörtüsünün önünde bir tül vardı ve müdür bey "Bir şartla; okulumuza bu şekilde makyajla gelmek yasaktır" demiş idi. Çalıkuşu da tülü açmış (kamera burada Aydan Şener’in surata zoom yapıyor) "Yüzümde makyaj yok efendim" demişti. Ben de hayran ötesi kalmıştım o surata, büyüyünce ben de öyle güzel olmak istemiş idim. Çocuk işte.

Küçük Ev

Gece olunca evi uzaktan gösterirlerdi, tüm ışıklar bir bir sönerken herkes teker teker birbirine “iyi geceler” derdi.

Aşı Kampanyaları

Zeki Alasya-Metin Akpınar ikilisinin müthiş başarılı öğretici-parodileri idi. Bi kaç tane parodi dönüşümlü olarak yayınlanırdı. Bunlardan birinde röportajcı adam köylü bir çiftle konuşmaktadır. Metin önde demeç verirken Zeki yan planda (başını bağlamış teyze tipinde) somun ekmek yemektedir. Şuna benzer bir diyalog geçer: - Kaç çocuğunuz var? - On sekiz… Üç dene daha varidi, birini eşşek tepti, biri suçiçeğinden getti, bi de Hatçe... (somun yiyen Zeki’yi dürterek) Hatçe’ye n’oldu gız? - Kızamıktan getti. - Hee, onu da gızamık tepti. - Eh, bu olaylardan aldığınız ders üzerine aşı kampanyamıza katılacaksınız herhalde. - Tabii. Eşşegi hemen aşılatacaam. Bir başka parodide de Metin tarla sahibi bir ağadır. Tam olarak geçen muhabbeti hatırlamıyorum ama röportaj yapan adam çocuklardan bahsederken ağa zeytin ağaçlarından bahsediyordu. En sonunda da lafı şöyle bitiriyordu: - Heç çocuga aşı olur mu? Zeytuneee zeytunee. Parodilerin birinde de Zeki Alasya bir ilkokul çocuğu kılığındaydı, ağlıyordu falan. Ama bu parodide ne olduğunu hiç hatırlamıyom.

Başka Olur Ağaların Düğünü

Menevşe'ye "Kınalı Yapıncak" derdi doktor. Ne güzel isimdir, özendim hep. Bi tane ağa oğlu istiyodu Kınalı Yapıncak’ı, ama o doktor’a aşıktı. Traktör yarışı tertip ettilerdi de (kızla kim evlensin diye); ağanın oğlu hile ile kazandıydı dombız. En sonunda düğünden kaçırdıydı gelini doktor. Aslan doktor.

Hari Krişna

Şarkının adı “Bow Down Mister” idi. Güzel şarkı, tebrikler, saygılar.

Üç Açılı Diş Fırçası

Bu bilim adamlarının hepsi ‘Isviçreli’ idi, ama aralarında Türkçe konuşuyorlardı. Üç açıyı keşfeden adam “Tamam! Buldum!” diye bağırıyordu.

Neşeli Matematik

Bu dizi “Contact” adlı bir çocuk şovunun bir parçasıydı. Bu çok süper bi programdı, şarkısı da meşhurdu. “Contact is the secret, is the answer..” diye devam ederdi. Hep bilimsel şeyler öğretirlerdi. Bu matematik dedektiflerinin yanısıra bir de “Mathman” diye bir video oyunu vardı bu programda. Bu yaratık hep burnundan konuşur bir sesle “mathman ... mathman” diye dolaşır, günün seçilen sayı kümelerini yerdi. Misal verecek olursak: “Bugün asal sayıları yemelisin Mathman!”
  • Gerçek Öpücük - Never Been Kissed

    Aman diyim!

    Arkadaslar, ben bu filmi izleyeli 5-6 ay oluyor, ama ne kadar rezalet oldugu aklimda aci yer etmis durumda. Ben sahsen bazi sahnelerde gulmeye basladim, ama sonradan farkettim ki gulunmesi uygun olmayan yerlermis. Film son derece bos, son derece ucuz ve kalitesiz. Drew Barrymore kadar yeteneksiz ve utu suratli bir kadin daha yoktur. Filmdeki tek izlenebilir nokta yavru gibi ogretmen. Son soyleyecegim: Bu filmden sonra icinde (ET disinda) Drew olan hicbir filme gitmeme karari aldim. Rezaletin daniskasi, saka gibi bir film. Hollywood'un kakalamarina kanmayalim arkadaslar!
    Puan: 1
  • Kemik Koleksiyoncusu - The Bone Collector

    O kadar da kotu diil yaa..

    Psikolojik gerilimin harikulade bir ornegi olmasa da fena diil. Yani ben severim zekice tasarlanmis filmleri. Biraz hayal kirikligina ugradim, ozellikle sonu biraz eftikti. Ama abarttiklari kadar kotu diil valla. Yapacak baska bisey yoksa gorulebilir.
    Puan: 7
  • Tarzan - Tarzan

    gusel iste

    yaa ne bekliyorsunuz cizgi filmden, ne guzel iste. Ucuyo tarzan abimiz ormanda. Ben sahsen cok da begendim. Hayret bisee...
    Puan: 10
  • Kumsal - The Beach

    amaan....

    gayet zottirik...leo'lu filmlere lanet ediyom..
    Puan: 3
  • Çifte Tehlike - Double Jeopardy

    Paranizi yemege falan harcayin

    Film sacma ve de inanilmaz basmakalip. Tam bir Amerikan kazigi, bosuna para harcamayin. Tommy Lee Jones da Kacak filminden beri ayni rolu oynuyor cesitli filmlerde, fenalik geldi.
    Puan: 4
  • Stigmata - Stigmata

    Paraniza Yazik

    Hani 70'li 80'li yillarda zottirik, ruhlu falan korku filmleri cikiyordu ya..iste film bunlarin bir uzantisi. Anlamsiz, sacman sapan. Hic de korkunc diil, hatta gerilim olayi bilem vasat. Bir iki sahne komik hatta. Mesela kadin kendinden gectigi bi anda bi rahibin adini sayikliyor. Sonra bi gun bu rahip sacini kestirmeye geliyor, kadin da "Rahip bilmemkim, geleceginizi hissetmistim" diyor...Rahip de "hmm hmm, biliyorum" der gibi basini one arkaya salliyor. Iyy, ne kil! Iyyyy!!....
    Puan: 2
  • Erkek Jigolo - Deuce Bigalow Male Gigolo

    Aman diyim dememe bile gerek yok

    Arkadaslar, bu film daha galiba Turkiye'de vizyona girmemis, bu sitede henuz ne aradigini anlamadim. Ben araniza yurt disindan katiliyom (super have attim bea..off offf!) Bu filmi buyuk bir yanlis anlama ve hata sonucu videoda seyrettim. Bu kadar gerzeklige yonelik komedi zor bulunur...Off, rezalet rezalet...
    Puan: 1
  • Ned Devine'i Diriltmek - Waking Ned Devine

    Bence gayet sirin ve eglenceli

    Arkadaslar, ben bu filmi Amerikanya'da aylar once seyretmistim (ay ne gadder super hava attim). Aklimda kaldigi kadariyla gayet sirin ve eglenceli bir Irlanda filmiydi. Kafanizi dinlemek, ic bunaltmayan sirin mi sirin bi film gormek istiyorsaniz gidin derim.
    Puan: 9
  • Aşk Oyunu - For Love of the Game

    amman diyim!

    Arkadaslar, sakin diyim. Rezalet otesi, SIKINTIDAN patlarsiniz. TV'de dahi izlemeyin...
    Puan: 1
  • Çığlık - Scream

    Komedi

    Bu filmlerin hepsinin de aslinda komedi amacli korku filmi olduklarini biliyor muydunuz? Yani kesinlikle ciddiye alinmayacak bicimde sacma sapan ve klişe korku filmleri..IYY..iirenc bunnar, hepsi birbirinden beter ve komik. Lahnet olsun harcadigim vakte..
    Puan: 2
  • Balıkçı Kral - The Fisher King

    Mukemmel

    Insanin hayatina bu kadar guzel filmler pek az girer. Ozellikle sokakta yasayan Perry'nin sevdigi kizi takip etmek icin gittigi Grand Central tren istasyonunda -en kalabalik aninda- etraftaki insanlari dans ediyor olarak gordugu sahne kadar aski guzel anlatabilen sahne azdir. Ne zaman Grand Central'a gitsem aklima hep bu sahne gelir. Filmin kasetini de aldim, hatta gecen gun tekrar izledim. Bence bir basyapit, kaciran uzulur.
    Puan: 10
  • Ucuz Roman - Pulp Fiction

    DEGISIK BI AYRINTI

    Daha once yazan arkadaslarin lafi ustune laf olmaz, bu film kacmaz. Arada bir degisik ayrinti da filmdeki tum saatlerin ayni zamani gostermesi (galiba her zaman saat 16:00 idi)
    Puan: 10
  • Gizli Gerçek - What Lies Beneath

    Harrisooooonnnn

    Ulam herkes demis iste Pfeifer ne guzel oynamis falan diye. Olm, (Mosquito Bay disinda) Harrison Ford'u boyle bir kotu adam rolunde dusunebilir miydiniz? Tas gibi taasss... Yakismis Harrison'ima her rol, gelsin beni kovalasin, ben kacmam ki... Bi de bu filmi tek basima sinemada izledim, gecenin bi saatinde ciktim, atladim arabaya, yollar bombos ve yerden yarim metre yukseklikte inanilmaz kalin bir sisle kapli her taraf. Bi tarafim atti eve gidene kadar afedersiniz, hemen telefona sarilip arkidesleri aradim. Filmden diil de tum geceden tirstim ben... Oyy, Harrison....
    Puan: 9
  • Charlie'nin Melekleri - Charlie's Angels

    Kaltak Drew

    Icinde Drew Barrymore beyinsiz ve yeteneksiz sempanzesi olan hic bir filme gidilmez, gidilmemelidir, bu embesil kadin yok edilmelidir. Beyinsiz sebek. Ohh, nefretimi kustum.
    Puan: 1
  • Karanlıkta Dans - Dancer in the Dark

    Soyleyecek fazla soz yok

    Bu filmi izledigim gece dusunceden sabah 4'e kadar uyuyamadim. Muzikallerden nefret ederim, yarabbi bir muzikal bu kadar mi guzel olur. Anlatilacak gibi degil, gormek sart. Abartmiyorum, hayatimda izledigim en iyi film oldugunu dusunuyorum, 10 veriyorum ondan dolayi.
    Puan: 10
  • Kaplan ve Ejderha - Wo hu zang long

    Fistik Gibi

    Bi defa bu film Amerika'da Taiwan'ca gosterildi (Ingilizce altyazi ile), ne bok yemeye Turkiye'de Ingilizce gosteriliyo? Bu kadar iyi gorsel efekt kimde var, renklerin uyumu, doga ve teknolojik efektlerin muhtesem bilesimi? Matrix ile karsilistirmislar, Matrix'e bence on basar. Ula bari bu filmde gercekten uzak dogu sporlarini becerenler var be! Ha, bi de Cinli bi arkidesime sordum, o magaranin orada o cocuk niye Turkce sarki soyluyo diye, anlatti. O cocugun (Lo) IrkI bizim Kirgizlar ile ayni Irk imis, onlarin bi kismi bugunun Cin'inde degisik bir boy olarak varlarmis. Nasil farketmediniz filmdeki Turkce sarkiyi? Guzel kiz.. havali kiz.. falan..
    Puan: 10
  • Billy Elliot - Billy Elliot

    fistik

    Heerika bi film. Cok sey yani, etkileyici. Sonunda da "kugu'ya donusen cirkin ordek yavrusu" masalina gonderme var.
    Puan: 10