sevgili kardeslerim
oncelikle belirtmek isterim ki daha once yazilanlarin hepsini okumadim ama goruyorum ki hepiniz "sinemaya gideriz ya egleniriz ya aglariz, duygulaniriz" diye dusunuyorsunuz. bir film ya komedidir, ya dramdir ya da "ekşın"dır. peki oyunculuk derken ne kastediyorsunuz? ben bu konudaki bilgi birikimimi benim yasadigim zamandan cok daha fazlasini oyunculukla gecirmis insanlari elestirecek duzeyde bulmuyorum sahsen. demek siz buluyorsunuz? demek cok iyi buldunuz? neyi iyi buldunuz? senaryoyu yazan insanin psikolojik sorunlari oldugundan bahsetmis biriniz, benim bildigim kadariyla kendisinin tek psikolojik sorunu psikiatr olmasi :) yildiz kenter'in oyunculugunu muthis bulmussunuz, yildiz hanım şahsen yaptığı açıklamayla kendi oyunculuğunu hiç beğenmemiş olduğunu belirmişti! buna ne buyurursunuz?
Şimdi siz sevgili kardeşlerimi bir kenara bırakarak film hakkında haddim olmayarak yapacağım yorumlara geçelim : bir filmde dostluk, sevgi gibi temaların işlenmesi çok güzeldir, izleyenlerin unutmakta oldukları değerleri hatırlamaları da ayrıca güzeldir. itirazı olan var mı? yok. peki. sinema bir sanat mıdır? sanattır. o zaman hemen kendimce bir tanımla başlayayım anlatmaya : yönetmenin ya da oyuncunun ya da senaristin yani "filme emeği geçen herkesin" bakış açısını yansıtır. bu bakış açısı sizinkiyle tutmayabilir, aynı açıdan bakmıyor olabilirsiniz. bu da çok doğal. Bence bu filmin dostluğa bakışı, ele alışı çok hoş. Oyunculukları haddim hiç olmayarak beğenmedim. oyuncuların rolleri üzerlerine oturtmak için çok çalıştıkları belli fakat aşırıya kaçmış ve hatta yapma durmuş çoğu yerde. çok basit bir örnek nilüfer açıkalın'ın "yok abi bööle bişiiii" repliği... tamam çok güzel, dostlarımızla birlikte bir adada yaşıyoruz, ideal bir dünyamız var, herkes gibiyiz, "halktan biriyiz" (!) ama birşeyler eksik, ya da fazla. ben filmi izlerken sıkılmadım, bazı sahneleri inanılmaz abartılı ve uzatılmış buldum ama sıkılmadım. sadece filmin neden bu şekilde ele alındığını ve sinemayla tiyatroyla uğraşan, bu işin eğitimini bir şekilde (okullu ya da alaylı) almış insanların filmi neden BU KADAR beğendiklerini anlamaya çalıştım. olmadı...
iyi seyirler
Türk filmlerini izlememe prensibi olan şahsiyeti esefle kınıyorum. sadece amerikan sineması yok, hatta amerikan sineması hiç yok, amerikalıların ne kadar zekaları ve yaratıcılıkları varsa amerikan sineması da o kadar var diyip toparlayayım ve bu kelimeyi bir kez daha kullanıp kıtayı işgal etmiş ve saçmasapan bir kültür geliştirmiş insanları da, onların hayranı ve takipçisi olan bizleri ve sizleri de daha fazla şereflendirmeyeyim.
hepinize dostluğu filmlerle hatırlamak zorunda kalmayacağınız günler diliyorum.
Puan: 5