Bakkal
Enteresandı. Hiper, süper, mega marketlerden çok daha önce ve çok daha cana yakındılar. Bütün aileyi tanırlardı mesela; anne nasıl evladım? Baban ne yapıyor? Nasıl gidiyor okul diye sorarlardı. Öyle barkod okumada çıkan soğuk ciyv seslerine rastlamazdınız onlarda asla.

Toz şeker, pirinç ve bakliyat çuvallarda dururdu. Kese kağıdına küçük el kürekleriyle doldurur, çift kefeli terazilerine ağırlıkları teker teker atar, vakur tartım işlemini yapıp kesekağıdının ağızını da büyük bir edayla kapatırlardı.

Tenekeyle beyaz peynir, tekerlek kaşar, açık deterjan satarlardı. Ülkerin büsküvi koyma rafları vardı mesela. Büyük tenekelerde çeşit çeşit büsküviler olurdu. Açık büskivi bulma şansının olduğu yegane yer bu BAKKALİYE'lerdi.

Sepet sallandırırdınız evden. Seyfettin Efendi, oradan iki ekmek, iki de gazoz versene! derdiniz. O da dükkanının önündeki sandalyeden kalkar, sepete bıraktığınız parayı alır, siparişlerinizi büyük bir özenle koyar ve de para üstünüzü de bırakırdı sepetinizin içine.

Cuma günleri elle yazılmış kargacık burgacık notlarını görürdünüz cama yapıştırılmış "Cumaya gittim" diye.

Ağlayacağım galiba !
kook

tenekede satılan bisküviler etiydi.
ülker gibi sermayeler daha saf piyasamıza girmemiş, gurbetçi yardımını keşfetmemişlerdi.
yarım ekmek arası kavurma, sucuk, salam , kaşar....
bakkalda çırak olarak çalışmış ilk esnaf tecrübemi orada edinmiştim.
şimdi bile tek hayalim ileride ticaret hayatından elimi eteğimi çekince bir bakkal dükkanı açmaktır diyebilirim.
teaspoon

bakkallarda hesap açtrımak çok güzel şeydi. mahallede maç yaparken zırt diye fırlayıp hemen bi gazoz alırdınız 10 dakka sonra tekrar gidip başka bişey daha alırdınız. haftada bir babanız ödemeyi yaptığı için evin ihtiyaçları arasında sizin gazozlarınız falan hep kaynardı.

ve bu aldıklarınızı fiyat cinsinden 'bakkal defterlerine' yazardı bakkal amca. bu defterler hakkaten karışık olurduki uzun yıllar boyunca sevgili öğretmenlerimiz defterlerimize bu 'ağır suçlamayı' yaptılar.

ve bunlara ek olarak zihinlerimizdeki bakkal amca imgesini tarif etmek istiyorum: mavi ya da beyaz önlük, mutlaka bıyıklı ve sağ kulağıyla kafası arasına sıkıştırılmış bir kurşun kalem..
dirty

Bakkalların hesap defterleri genelde açılmış marlboro kartonları olurdu.
BenYazdım

borç yazan, borç veren, bayramlarda seyranlarda çukulata ikram eden, depozitolu şişeleri hesaptan düşen, babamıza söylemeden sigara veren, eski radyosuyla ajansı alan ve pazar maçlarını dinleyen, yamuk plastik topları satan, ailemize kendi ailesi gibi bakan, akıllı olmamızı nasihat eden saf ve temiz insandan bahsediyoruz di mi?
nelanbu

Pazar günleri, yakındaki süpermarket kapalıyken evde kola kalmadığını görünce kim bilir kaç ay önce aldığımız depozitolu kola şişesiyle, el mahkum, bakkala gideriz. Gideriz de yolda hep düşünürüz acaba bakkal amca aylar sonra elimizde kola şişesiyle içeri girdiğimizde aklından ne geçirecektir? Ona vefasız davranmışızdır, şimdi bize hiçbir şey satmasa bile haklı...
Baltazar.

Pump »
zuxxi.com | Geyiks Arşiv