Portakal Kabukları
TRT'nin o kısa skeçlerinde çevre bilinci konusuna da değinilirdi dostlar. Birinde olay aynen şöyleydi:
Elemanın biri arabasında oturmuş portakalını soyar, başucuna koyar, kabuklarını sokağa atar. Bir kadın yetişir, sakinlikle kabukları toplar ve arabanın içine; hatta ne arabası, adamın kafasına fırlatır. Adam, "Hop napyon?" gibi laflar söyler. Hatun, "Birader sen niye sokağa atıyon. Ayıp değil mi? Burası da senin evin sayılır" diyerek çıkış yapar ve erkeğimiz hemen dize gelir. Hep hayret ettiğim, kadının bu işten sopa yemeden kurtulmasıdır.
lucretia

Adamın da sanki işi gücü yok, sokak ortasında, arabada portakal yiyo. Su falan içip şişesini atsa neyse dicem de, portakal yemesini hiç anlayamıyorum.
vladimir

Kadınla adam arasındaki diyalog aynen şöyleydi:
Adam: 'Napıyorsun hanımabla benim arabam çöplük mü?'
Kadın: 'Peki bu caanım sokak çöplük mü?'
Adam: ... (utandı : )
zOpA

O parodinin ilerleyen bölümlerinde ise adamın biri elindeki sigara izmaritini bir fiske darbesiyle atar, izmarit yoldan geçen paparoz saçlı bir kadının kafasına düşüverirdi. Ben ve evdekiler hep o anı beklerdik çünkü kadının kafasından dumanlar çıkarken hoplaya zıplaya yürümesi acayip matrak gelirdi bize. Tabi çocuktuk o zamanlar. Olayın ana fikrini şimdi çözebiliyoruz: Sigarayı önce söndürün, sonra fırlatın; hiç olmazsa düştüğü yeri yakmaz. He he!
aybasak

bu olayın sonunda bi şarkı vardı, şöle bişiydi:

Bu dünya bizim,
Kirletmeyelim,
Birbirimizeeeeeeeeee,
Zehretmeyelim.
confession

Bu kampanyadan etkilenip etkilenip bi takım pis amcalara uyarıda bulunmuştum da küfür dağarcığım gelişmişti.
U-nique

Beni, o adamın pasaklı biri olduğuna, portakaldan yapış yapış olan elleriyle araba kullanacağını düşünmek, sokağa kabuk atmasından daha fazla inandırmıştı...
|| Nuwanda ||

Küçükken babanemin evinde portakal kabuklarını sobanın üzerinde kızartıp etrafa güzel koku yayılmasını isterdim.
izmirLi

Streynç »
zuxxi.com | Geyiks Arşiv