Dolmuş
Sarı dolmuşların kuyruğunda bekliyosun. Bi bakıyosun önünde 8 kişi var. Bi dolmuş 8 kişi alıyo maksimum. Allaaahhh. Öbürkünde istediğim yere otururum. Ben ya en arka köşeye ya da en öne kurulayım da "zahmet olmazsa şunu uzatır mısınız?" saçmalığını ben yapayım insancıklara, onlar bana yapmasın.
GLooM

ben 50, 60 model eski dolmuşları çok severdim. tangır tungur, sıkış pıkış giderdik gideceğimiz yere. farklı farklı renklerde olur, istanbula ayrı bi renk kattığını düşündürür, nostalji yaşatırdı bizlere. şimdikilere biniyon gidiyon o kadar.
SuperSalataAdam

Sarı dolmuşlar güzeldir, bir ayrıntı hariç. Şoför yanı tek kişilik koltuğu kapmış, amatör mutemetlik vazifenden sıyrılmış, hayattan beklentin sadece geniş geniş oturmak mutluluğu iken, şoförün "biraz yanaşabilir miyiz" teklifiyle yanına bütün saadetini yerle bir eden ekstra yolcuyu almasıdır ki, hem ortada sıkıştırılmanın getirdiği gereksiz samimiyet, hem de ön koltuk melankolisinden mahrum kalmanın hüznü, ruhunda fırtınalar koparır.
paratoner

Kışın dolmuşta camlar buğulanır, önde oturuyosan eğer bu kutsal görev sana yüklenmiştir. Birazdan şöför uzatır bi bez, birader sana zahmet şu camı siler misin?
mustafa

geçenlerde dolmuşa binmiştim eve dooru gidiyodum duraktan iki arkadaş bindi ama belli ki kavga etmişler bir tanesi şoföre para uzatarak : - abi 1 öğrenci bi de hayvan alır mısın? dedi. O anda acayip koptum ama çocuklar bana dalar diye gülemedim.
mavralama

devamlı gelip gittiğin hattaysan para alıp verme vazifesini başarı ile yaparsın. bütün kızlar sana aşıktır o anda. “vay be. ne becerikli çocuk.” diye. ama bilmediğin bi yerde dolmuşa bindiysen rezil olursun. herkes uyduruk bi şekilde bi bakkal adıyla ya da gideceği yerin adını kısaltarak söyler. anlamazsın. bu durumda yapılacak en doğru şey akıllı olup şoföre uzak bi köşeden yolculuk etmektir. bazen kadın “bi tane ..lıkaayve” diye para uzatır. iki kere sorar anlamazsın. şöföre ağzını büzerek “bi tane lukayviye” dersin ama o anlar onun aslında “Camlı kahve” olduğunu, için rahatlar.
eğer para uzatan mekan ismi söylemeden “3 tane” derse de için rahattır, bilirsin son durakta ineceklerini, şoför de bilir, herkes bilir.
K-Mitra

Yeni sarı dolmuşlarda otomatik-manuel kapı sendromu yaşanıyor bi de artık. Elini uzatıyosun kapı kendiliinden açılıyo falan yolcuların alaycı tavırlarını hissederek iniyosun dolmuştan.
PurP

Dolmuşta hep arkadaki ya da yanıma oturan kızın bana bakmasını hatta abartarak bana sulanmasını isterim. Ama nafile. Zaten dolmuş lan bu, bar değil ki. Hay akılsız kafam.
Ground_Zero

Eğer paranız bozuk değilse ve sizden önce bütün para veren olmuşsa şöföre o bütün parayı uzatırken "acaba kızıp söylenir mi" tedirginliğini hep yaşarım. O yüzden büyük parayı hemen uzatmaya can atarım ben.
S|-|arky

Bir de taksi dolmuşlar vardır. Yolcu sayısı çok az olduğu için insanlar hep muhabbet etme zorunluluğu hisseder. Kimsenin konuşmadığı zamanlarda birinin cep telefonu çaldığındaysa, telefon sahibi ne kadar alçak sesle konuşursa konuşsun diğer yolcular herşeyi duyacak, erkek arkadaşıyla arasındaki ilişkinin bazı detaylarını ve az sonra nerede buluşacaklarını öğreneceklerdir.
!baytar

Dolmuşta ineceği yere gelmeden ve dolayısıyla şoföre "müsait bir yerde inebilir miyim?" demeden bir dakika önce ı-ıh-ıh-ıh şeklinde sesini düzelten tek kişi ben miyim?
BenYazdım

Dolmuşta en arkada otururken, ineceğim duraktan önce son ana kadar "İnşallah başkası da aynı yerde inecektir de, benden önce söyler de, ben buradan seslenmek zorunda kalmam" gibi beleşçi bir beklenti içinde bulunmaz mıyım?... Ben bulunurum.
TriggerX

Nedense kapı tarafında oturduğum zaman; yanımda oturan kişi ineceği yere yaklaştığında, onun ineceğini anlayıp geçmesine izin vereyim diye manasız bir şekilde elindeki torba benzeri şeyle oynayarak gereksiz sesler çıkarır ve bana inmek için hazırlandığını sezdirmeye çalışır. Arasıra bu gibi durumlarda inadına anlamamazlıktan gelip yanımdakinin elindeki torbayla daha da fazla oynayıp haşur huşur benzeri sesler çıkarmasına neden olurum.
!baytar

Kim hangi parayı uzatmışsa, o kişi uzatır gerisin geriye para üstünü.
LimpBiscuit

Her gün aynı yolu gidip geliyorsanız aynı dolmuşçulara rastlama şansınız yüksektir. Bir süre sonra "merhaba abi, nasılsın?" kıvamında bir samimiyet doğar aranızda.
Veya dolmuşcu bir şey söylemeden 500 bin liranın yanında 100 bin lirayı da uzatırsanız onun daha rahat indi bindi üstü vermesi için, o da sağol diyince garip bir haz alır, kendime "ben bu dolmuş işlerinde çok deneyimliyim" derim.
EricCartman

ineceğim yere 50 metre kalmıştır ki birisi müsait biyerde incem der. o anda insemmi inmesemmi terreddütü yaşarım. acaba 50 metre sonra müsait bi yerde incem desem şöför bana kızarmı ?
Amantosunabimiz

durakta deli gibi sıra olur ve en baştan kaç kişinin beklediğini sayar onu sekize böler ve ancak kaçıncı dolmuşa denk gelebiliceğini hesaplamaya çalışırsın hep
mailphoenix

bazı dolmuş şöförleri artık kendi lisanlarını üretmişlerdir.Mesela gideceğiniz yeri söyleyip de bozuk para vermediğiniz zaman kaptanımız hemen atılır ve gideceğiniz yerle sizi özdeşleştirerek şööle bi ifade kullanır ''Maslak'ın 100 bin lirası var mı?'' ya da ''Hacıosman ceplerine bi baksın 250 bin lira çıkar mı?'' ... bu anlarda acaba kime diyo diye bi afallama yaşamanız normaldir .Korkmayın.Şöförün'' Hacıosman, aloo ,kime diyorum ?'' şeklindeki ifadesiyle uyanırsınız....
bios

Taksim-Sarıyer minibüslerine özel işaret dili vardır. Kimi minibüs Beşiktaş'a kadar gittiği için araca binmeden önce nereye gideceğimizi belirtmenize yarar. Otostop hareketinin 2 ayrı versiyonu bu işte kullanılır. Eğer Beşiktaş veya daha önceki bir mevkiye gidecekseniz yeri, Taksim'e gidecekseniz kafanızı işaret edersiniz. "Bu yolların adamıyım" edasıyla yaptığınız bu hareketin her zaman işe yaradığını görmekten garip bir haz duyarsınız.
Fenman

Sınıf »
zuxxi.com | Geyiks Arşiv