Susam Sokağı
Sev dünyayı, açılır her kapı; işte Susam Sokağıııı
zuxxi

Bir, iki ... onbir onikiiiiiiiiiiiiiiiiiii...

Oniki'yi ne güzel uzatıyolardı di mi ama?
o

Bence Susam Sokağı'nı izleyen çocuklar çok şanslı; sırf onlar hedeflenerek yapılmış esprilere güldüler, belgesellerle bilinçlendiler. Kurabiye Canavarı. "Yem yem yem" diye yerdi o lezzetli kurabiyeleri. Ondan özenip yerdim. Muhabiriniz Kurrrbağacık ne harika şarkılar tamamlardı: "Ayyydınlık güneşli biiir sabah. Şaaşırdım yolumu karanlıktaaaa. Bana söyler misiniz. Nasıl gidilir susam sokağınaaa".

Bütün kuklaların gözlerinden öperim.
sirokko

"Yerinde olsam, yapardım bir plan." diye parça vardı. Çok sevilmişti. İki dondurması olan canavarın hangisini önce yemeye karar vermesine dayanıyordu. Şarkı esnasında dondurmalar erimişti.

Sihirli parmak havaya jjjjjjjjjjjjttttttt, sonra köşeleri birleştirelim jjjjjjjjjjjjttttttt...

Uzaktan bir cisim yaklaşıyor, köşelerini sayalım. 1-2-3-4. Bu bir kare. Evet bu bir kare. Uzaklaşıyor.
Dark Wing Duck

Kurabiye canavarı çok kurabiye yerdi ama yediği bütün kurabiyeler ağzının içinden hooop aşaa giderdi sinir olurdum.
zırto

Bu Susam Sokağı yayınlandığı sıralar arkadaş grubundaki iriyarı tiplere minikkuş adını takmak moda olmuştu. Minikkuş efendi olmasına rağmen oldukça salaktı fakat kırpık zeki, muhalıi sorgulayıcı serseri tavırlarıyla sevgimi kazanmıştı.
Z

Dağdan gelir bir kız dönee döneee, dağdan gelir bir kız döne döneee, dağdan gelir bir kiz döne döne, dağdan gelir bir kız döne döne... Böyle sonsuza dek sürer giderdi. Siz de arkadaşlarınızı sinir edene kadar söyleyebilirdiniz.
sewill

yıllarca izledim izledim. üniversite zamanında sen tut hepsiyle tanış, "aa demek minik kuş sendin!" diye şaşır, rezil ol, minik kuş'a bi süre "hocam" de. çok da şirin bi kız.
klytaimestra

Susam Sokağı'nın başlangıç jeneriğinde ellerinde mavi şemsiyelerle ordan burdan koşa koşa çocuklar gelir, şemsiyelerini kaldırıp Susam Sokağı yazısını oluştururlardı. Yalnız bu çocuklardan biri harfini ters tutar, sonra şemsiyeyi sağa sola çevire çevire düzeltirdi.
redspecial

Başlangıç jenerigi hep aynıydı ama bir ikinci opsiyonel bitiş jeneriği vardı. Parklarda çayırlarda oynayan çocukları gösterirdi. Özellikle 50 tane falan veledin bir mayıs direğinin etrafina kurdele sararak daire şeklinde koşmaları sahnesini çok severdim. Ve fakat bu jeneriği düzensiz ve çok seyrek yayına koyarlardı, ama niye, hangi sebebe bağlı olarak bilmiyorum.
Demerzel

Bunlar bize harfleri öğretirken mesela 't' harfi başkalaşım geçirip bi ağaca dönüşürdü. Tabi ağaç gavur dilinde 'tree' diye yazıldığından 't' harfiyle bi alaka kurulabiliyodu. Gel gör ki daha kendi dilini öğrenmekte olan biz 0-6 yaş grubu "Bir lisan bir insan..." deyişinden bi haberdik, bu durumda afallamayalım diye dublajda herhangi bir 't' ile başlayan kelime seçilirdi ve o söylenirdi. yani görüntüde ağaç varken adam buna göz göre göre TOP diyebiliyodu. Tamamen iyi niyetle yapılmış bu hıyarlık tazecik beyinlerde düzeltilmesi güç karmaşalara sebep oluyordu.
aristippos

bilmez misin yeşil tırtıl, küçük yeşil şirin tırtıl. tırtıllar asla kahverengi bot giymezler.
shival

O farklı jenerik sadece cuma günleri yayınlanırdı. Haftanın en güzel gününe rastgeldiği için müthiş zevk alırdım o jenerikten, hiç unutamam.
elmakurdu

Bu susam sokağının bir bölümünde Hakan evin anahtarını kaybetmiş, Tahsin amcalara misafir olmuştu. O gün adamı görsen yüzünden düşen bin parça sanırsın bi yakını ölmüş ya da manitasından ayrılmış. Devamlı öfleyip püflüyor. En sonunda Tahsin amca dayanamayıp sordu: "Neyin var Hakan?" Hakan da "Diş fırçam evde kaldı dişlerimi fırçalayamadım" deyince ben bir dumur olmuştum hala düzelemedim.
sabriaga

kermit bir adada yaşayan mucitin yanına giderdi. mucitte daha önceden bulunmuş şeyleri bulurdu hep. bi keresinde mikrofonu yine icat edip konuşan sopa yaptım diye çağırdı kurbağacık'ı. tabi onun elinde aynısını görünce yıkılmıştı zavallı.
janiss

Bizim Türkçe dersinde bizim kadar iyi Türkçe konuşan İranlı arkadaş Türkçe'yi Susam Sokağı'ndan öğrendiğini söylemişti.
Aytuğ

Orjinal Adı "Big Bird" olan o kuşu Türkçeye "Minik Kuş" diye çevirip bir kuşağın kavram algılamasını yerle bir ettiler bu zibidiler.
Yiit

o jenerikte ordan oraya koşturan zibidi veletlerden biri de bendim, bizi yuva götürmüştü jenerik çekimlerine, gel gör ki hiç bir sahnede yüzüm seçilemiyordu ben de kimseyi inandıramıyordum. sırf bu yüzden gıcık olurdum susam sokağına. neden sonra kırpık mırpık derken bi baktık müdavimi olmuşuz.
resimli_lugat

Şöle bi şarkı sölerdi Kurabiye Canavarı en acıklı ses tonuyla:
"Bir zamanlar kurabiyeydin
Şimdi kırıntı oldun...
Tam düşmedin derken
Ufalanmışsın sen..."
Onun yere düşüp kırılan kurabiyelerine yaktığı bu ağıt hala kulaklarımdadır.
Supremecaste

ediyle büdü benim favorilerimdi. hatta bigün balık tutmaya gitmişlerdi. büdü gayet profesyonel şekilde oltasını atmış, sessiz ve sabırlı şekilde balıkların gelmesini geliyordu. sonra edi durup dururken "sen de hiç bilmiyosun balık tutmayı" deyip "geeeeeeeeeel balık balık balık" diye bağırmış ve anında 2-3 balık kayıklarının içine atlamıştı.. büdünün yaşadığı dumuru hiç unutamam.. ah büdücüm ne talihsiz adamdın sen.. (büdü de denemişti "geeeeeel balık balık balık" taktigini ama malesef başarısız olmuştu.. çok üzülmüştüm yaaa)...
Morphine_

Sonra bir de Kurabiye Canavarını seslendirenin lise sondaki ingilizce hocamızın kocası olduğunu öğrendikten sonra adam her gün okula karısını almaya geldiğinde ona kurabiye yeme sesini yaptırmamız var. Adamcağız da bıkmadan usanmadan her gün yapardı bizim için. Peki aynı adamın Kara Şimşek'te Maykıl'ı seslendirdiğini biliyormuydunuz???
scene_m

en çok sevdiğim ve hatırladığım şarkılar....

Aydınlık güneşli bir hava,
Yolumu şaşiıdım karanlıkta
bana söylermisiniz nasıl gidilir, nasıl gidilir...
nasıl gidilir... ... olmuyor olmuyooor.. dannnn....!!!!"

dağdan bir kız gelir döne döne
dağdan bir kız gelr döne döne
bir kız gelir dağdan döne döne
döne döne gelir bir kız dağdan...
LastManStanding

dagdan gelen kızı hatırlıyan yok mu? hani dağın neresinden geleceğini bir türlü kestiremeyen... sağından yada solundan geçmeyi denemek yerine dağı kaldırıp altından geçmeye çalışan kız..aynı zamanda da o zamanlar meşhur olan şarkısı "dağdan gelir bir kız döne döne"yi soyleyerek...
LastManStanding

Balıklı bölümde Büdü bikaç deneme yaptıktan sora komik bi köpekbalığı atlıyodu kayığa ve "Birisi beni mi çaardı?" diyodu. Burda Büdü'nün başarısızlığı diil, üstün başarısı söz konusu bence. İki dakkada harcamayalım karizma sahibi Büdü'yü lütfen...
tripanazomi

bi gece de edi yatağına yatmıştı ama ile cinslik etmesi gerekiyodu gecenin bi yarısı, yoksa espri olmaz. hepimize olduğu gibi susuz bir insomnia ile kendine işkence etmektense tabiki büdüyü delirtti. "suuuu suuu suuuuuuu" diye inleyip durmuştu, büdü söylenerek(ulan bi de küfür de edemezlerdi heheh d mi?) mutfağa gitmiş suyu alıp gelmişti, edi de saol içmiycem deyip, uyuyuvermişti oracıkta...
bi de bu herifler yetişkin miydi(hiç yetişkin gibi hareket etmiyolardı), çocuklarsa tek başlarına bir evde nasıl kalıyorlardı, nasıl geçiniyor nasıl karın doyuyorlardı? sorgulayamadık bunları hiç...
osmanpasha

Kırpık vardı, büyükçe bi küfede yaşıyodu çocukken nereye tuvaletini yapıyo bu tip diye çok merak ederdim. Bi de manavcı zehra teyze vardı paso elmalarını parlatırdı. Ama nedense bütün kasalar doluydu hiçbişey satamazdı. Arada sırada millete meyve ikram ederdi.
Shemsetteen

bi bölümde uzaylılar gelip edi'yle büdü'nün tarhana çorbasını içmişlerdi...
mor

osmanpasha nın anlattığı olayın sonu öyle diildi.Edi suyu içiyodu büdü huzur içinde yatağına dönüyodu fakat edi bu kezde''çok susamıştıııııım çok susamıştııııım büdüüüüü'' diye çıldırtıyodu büdüyü..
Eddie Vedder

susam sokaginin "Tamirci Tahsin Usta"si bilahere "eyvah babam" dizisinde "Tarihci Tahir Hoca" olmustu. kafiye takintisi mi, yaraticilik eksikligi mi nedir...
buonaparte

Büyükler Okulu »
zuxxi.com | Geyiks Arşiv